“Sen asla olmaz dersin, Allah ise ‘Ol’ der… Ve olur.”

Hayat çoğu zaman insanın planlarını bozar.
Tam her şey yolunda gidiyor sanırsın, birden önünde koca bir duvar belirir.
O duvarın ardını göremezsin, etrafından dolaşamazsın, üzerinden atlayamazsın.
İşte o an çoğu insan pes eder.

Ama Allah için bitiş yoktur.
Senin “İmkânsız” dediğin yerde bile O, “Ol” der ve olur.

Çaresizliği Öğreten İki Yer

Çaresizlik kelimesinin ağırlığını insan en çok iki yerde öğrenir:

  • Hastane koridorlarında…
    Sevdiğinin gözlerindeki korkuyu gördüğünde, doktorun dudaklarından çıkacak bir cümleye mahkûm olduğunda…

  • Mezarlıkta…
    Toprağın üstünde değil, altında kalan birini sessizce uğurladığında.

O an anlarsın; umut insandan gelmez, çare kuldan çıkmaz.
Umudu veren de, çareyi gönderen de yalnızca Allah’tır.

İflastan Ayağa Kalkış

Bir gün, batmak üzere olan bir şirket için çağrıldım.
Bankalar krediyi kesmiş, kasa bomboş, çalışanlar maaş bekliyor, tedarikçiler kapıya dayanmış…
Ortaklar teslim olmuştu:

“Bitti bu iş…”

Ama ben biliyordum ki; Allah, kuluna güvenip gayret edenin önüne hiç ummadığı kapılar açar.
Soğukkanlı kaldım, plan yaptım, ekibi yeniden organize ettim, küçük fırsatları değerlendirdim.
Ve herkesin “bitti” dediği o şirket, yeniden ayağa kalktı.

Köyden Dünyaya Açılan Yol

Yıllar önce, Anadolu’nun küçük bir köyünden gelen bir genç tanıdım.
Cebinde beş kuruşu yoktu ama kalbinde koca bir inanç vardı.
Gündüzleri çalışıyor, geceleri okuyordu.
Çoğu zaman yemek parası kalmadığında ekmek arası patatesle doyuyordu.

Bir gün işten çıkarıldı.
Ev sahibine kira veremedi, borçlar birikti.
Herkes “Köyüne dön” dedi.

Ama o, “Allah bana bir yol açacak” diyerek kaldı.
Aylarca küçük işler yaptı, kendini geliştirdi, insanlarla güven temelli ilişkiler kurdu.
Bir fırsat yakaladı — başkasına önemsiz görünen bir fırsattı — ama o fırsatı büyüttü.
Bugün onlarca kişiye ekmek veren bir şirketin sahibi.

“Allah, kuluna sabır ve inanç verdiğinde, çorak toprağın bile bereketle dolduğunu gösterir.”

Ya Rabbi…
Bizi umutsuzluğun karanlığında bırakma.
Kalplerimizi sabırla, akıllarımızı hikmetle, yollarımızı bereketle donat.
Bize yüklediğin imtihanlarda ezilmeyi değil, güçlenmeyi nasip et.
Bizi senden başka kapıya muhtaç etme.
Ve her “Olmaz” dediğimiz an, bize senin “Ol” dediğini hissettir.

Unutma…
Senin karşına çıkan her engel, Allah’ın sana “Daha iyisini vereceğim” demesidir.
Yeter ki vazgeçme.
Çünkü Allah’ın izniyle, en kurak çölde bile çiçek açarsın.