Hayat, dar bir çizgide yürümeye benzer; her adım, bir tercihtir. Attığın adım sağlamsa ilerlersin, değilse sendeleyip düşersin. Bazen kırk defa doğru davranmış, sabretmiş, emek vermiş, insanlara değer katmışsındır. Ama bir anda, farkına bile varmadan yaptığın küçücük bir hata, tüm doğrularının üstünü örtebilir.
Çünkü burası dünya…
Ve bu dünyada insanlar, çoğu zaman senin iyiliklerini değil, bir kere yaptığın yanlışı hatırlar.
Hayat, seni sınar.
Bazen en güvendiğin dal kırılır, en sevdiğin kişi sırtını döner. Bazen yükseldiğini sandığın an, aslında düşmeye en yakın olduğun andır. O yüzden; nereye bastığını, neye tutunduğunu, kimi dinlediğini ve kime güvendiğini iyi bilmen gerekir.
Bastığın ve yürüdüğün yere dikkat et..
Her zemin sağlam değildir. Hayat, güven duygusu üzerine inşa edilir ama körü körüne güven, çoğu zaman pişmanlık getirir. İnsanlar seni alkışlarken arkanızdan taş atabilir. Güldüklerinde niyetleri gerçekten ne? Yakınında olan herkes dost değil, uzaktakiler de düşman değildir.
Hayatta her şey göründüğü gibi değildir. İşte bu yüzden, bastığın zemini sadece gözünle değil, kalbinle ve aklınla yokla.
Yükselmek güzeldir, ama yükseldikçe mütevazı kalmak, yükseklikten daha değerlidir. Unutma ki rüzgâr en çok zirveleri savurur.
Kibir, görünmez bir uçurumdur; içine düşen çoğu zaman farkında bile olmaz.
Oysa alçakgönüllü insanın yeri her zaman sağlamdır. Çünkü ayağı yere basan insanın başı dönmez.
Aldığın değere dikkat et..
İnsanlar sana bugün değer verir, yarın vazgeçebilir. Bugün seni baş tacı yapanlar, yarın senden yüz çevirebilir.
Aldığın değerin seni şımartmasına izin verme. Kendini başkalarının övgüsüne göre tanımlama.
Unutma: Başkalarının sana biçtiği değer, senin gerçek kıymetin değildir. Asıl değer, senin kendine verdiğindir.
Verdiğin değerlere dikkat et.
Birine değer vermek, emek ister, samimiyet ister. Ama her kalp bu değeri taşıyacak kadar temiz değildir.
Bazı insanlar, sadece senin iyi niyetini sömürmek için yanındadır.
İşte bu yüzden, kalbini açarken tereddüt et; aklını kapatmadan sev.
Yanlış kişiye verilen sadakat, ruhu en çok yoran şeydir. Hayatta hiçbir şey karşılıksız değil. Bir gülümsemenin, bir suskunluğun, bir affın, hatta bir vedanın bile bedeli vardır.
Bazen bir kelime tüm hayatını değiştirir.
Bir seçim seni karanlığa da götürebilir, aydınlığa da.
Bir anda sarf ettiğin bir söz, yıllarca taşıdığın itibarı yerle bir edebilir.
Bu yüzden sözünü ölçmeden konuşma, adımını hesap etmeden atma.
Unutma!
Hayat bir denge işidir. Bir yanlış, kırk doğruyu silebilir. Ama kırk doğru, bazen bir yanlışı telafi etmeye yetmeyebilir.
O yüzden dikkat, bu hayatta sahip olabileceğin en büyük hazinedir.
Sana hak ettiğini değil, dikkat ettiğini veren bir dünya bu.
Dikkat ettiğin sürece yaşarsın; unuttuğun yerde düşersin.
Son olarak diyorumki..
Dünyada yaşamak, sadece nefes alıp vermek değildir.
Her adımında iz bırakan, her kararında sınanan bir yürüyüştür bu.
Yolun sonunda kendine dönüp bakabildiğinde ve “Yanlışlarım oldu ama doğru kalmaya çalıştım” diyebildiğinde…
İşte o zaman bu dünyada yaşamak, gerçekten yaşamaktır.
Önemli olan ağlayarak geldiğin dünyadan, Ağlatarak tertemiz göç edebilmektir...
Hayrettin TÜRKOĞLU