Hayat, ince bir çizgide yürümek gibidir. Her adım bir iz bırakır geride… Ve o iz, bazen seni yüceltir, bazen de farkında bile olmadan ayağına takılır, seni yere serer. İnsan, yaşarken çoğu zaman bu izlerin ne kadar derin olabileceğini fark etmez. Ama dünya, attığın adımı unutmayan bir terazidir; dengeyi kaçırdığın an seni kendi yasalarıyla sınar.

Düşün ki kırk kere doğru yapmışsın... Sabretmiş, emek vermiş, dürüstlüğünden taviz vermemişsin. Ne rüzgâra kapılmışsın ne menfaate eğilmişsin. Ama bazen tek bir an; bir anlık öfken, dikkatsizce söylenmiş bir sözün ya da yanlış bir tercih, geçmişteki tüm doğrularının üzerini örtebilir.

İnsan böyledir…
İyiliği çabuk unutur, yanlışı büyütmeye meyillidir. Nice dostluklar, bir cümleyle yok olur. Nice emekler, bir hatayla silinir. O yüzden hayatta en dikkat etmen gereken şey, kendi adımlarındır.

Bu adımların.....

1. Bastığın Yere Dikkat Et
Her toprak sağlam değildir. Her ortam seni taşımaz. Her dost bildiğin, dost kalmaz. Güzelliğiyle büyüleyen her çiçek, mutluluk getirmez. Bazen koklamak için eğildiğin bir gül, avuçlarını kanatabilir. Çünkü dünya yüzeyde göründüğünden daha karmaşıktır. Güvenmeden önce tart, basmadan önce yokla.

2. Çıktığın Yere Dikkat Et
Her zirve, rüzgârla sınanır. Kibirle çıkılan her yükseklik, çöküşü içinde saklar. Kimi insanlar başarıya ulaştığında alçakgönüllülüğünü yitirir. Oysa gerçek yükseklik, insanı sarsmaz; ancak burnu havada olanı yere çarpar. Çünkü dünya, tevazu sahibi olanı taşır; kibirli olanı ise bir gün mutlaka indirir.

3. Aldığın Değere Dikkat Et
Başkalarının sana biçtiği değer, senin gerçek kıymetin değildir. Bugün seni alkışlayanlar, yarın en sert sözlerle seni yargılayabilir. Birilerinin sana verdiği değeri abartma, hak etmediğin övgülerin sarhoşu olma. Değerin kendini tanıdığın kadardır.

4. Verdiğin Değere Dikkat Et
Her gönül kıymet bilmez. Sen el uzatırken, arkandan hesap yapanlar olabilir. Sen içtenlikle bağlanırken, o fırsat kollayabilir. Kalbinle verdiğin değeri aklınla tart. Çünkü en ağır yorgunluk, yanlış insana gösterilen sadakatin yüküdür.

Hayat Bir Denge Oyunudur

Doğrular ve yanlışlar terazisinde yaşar insan… Bazen küçücük bir taş, terazinin tüm ağırlığını değiştirir. Ve bazen, bir damla yanlış, yıllarca biriktirilmiş doğruları silip süpürebilir. Bu yüzden adım atmadan önce düşünmek, söz söylemeden önce ölçmek, değer vermeden önce seçmek gerekir.

Hayatın adaleti çoğu zaman ilahi bir dengededir. Burada herkes hak ettiğini değil, dikkat ettiğini yaşar. Ve bu dünya; attığın adımı unutur gibi görünür ama asla silmez.

Unutma ki,
“Burası dünya;
Kırk doğru adımla çıkılan merdivenden,
Bir yanlış adımla düşülür.”

O yüzden yaşarken temkinli ol, sözlerinde ölçülü ol, insanlara yaklaşırken dikkatli ol. Çünkü bu dünya, bir yanlışla seni yüz üstü bırakabilir. Ama sen adımlarını sağlam atarsan, ne rüzgâr sarsar seni ne de fırtınalar devirebilir.

Burada kazanan, en hızlı koşan değil, en dikkatli yürüyendir.