GÜNE DAİR...
“Bir evi yeniden inşa edebilirsiniz ;
bir köprüyü tekrar kurabilirsiniz ;
selde sürüklenen bir yolu onarabilirsiniz.
Ama bir ağaç için yapabileceğiniz tek şey, yasını tutmaktır.”
Louise Dickinson Rich
Bir evi yıkarsınız, yeniden yaparsınız.
Bir köprü çöker, tekrar inşa edersiniz.
Bir yol selde sürüklenir, yine de düzlenir, geçit olur.
Ama bir ağaç?
Onu bir kez kestiniz mi…
O geri gelmez.
Ne aynı gövdesi büyür yeniden,
Ne aynı kuş döner dalına,
Ne de aynı gölge düşer toprağa.
O artık geçmişin bir hatırası,
Vicdanınızın susturamayacağı bir çığlıktır sadece.
İnsan, kendi elleriyle yok ettiği şeyin değerini
En çok sessizlik başladığında anlar.
Ağaçsız kalan bir dağın çıplaklığıdır bu,
Göğsüne darbe yemiş gibi duran kupkuru bir ovadır.
Çünkü ağaç sadece ağaç değildir.
Bir canlıdır evet, ama aynı zamanda bir hafızadır.
Yılların biriktirdiği sabırdır.
Bir çocuğun salıncağı,
Bir ihtiyarın gölgesi,
Bir kuşun evi,
Bir kurdun yurdudur.
Kestiğin sadece bir gövde değil…
Bir ekosistem, bir hatıra, bir gelecek.
O yüzden bu söz, sadece güzel bir cümle değildir:
“Bir evi yeniden inşa edebilirsiniz. Bir köprüyü tekrar kurabilirsiniz. Selde sürüklenen bir yolu onarabilirsiniz. Ama bir ağaç için yapabileceğiniz tek şey, yasını tutmaktır.”
Bu söz,
İnsanın kendi elleriyle yaktığı dünyaya
Tutacağı ağıtın önsözüdür.
Betonla büyüyen şehirler kurduk.
Ama içinde çocukluğumuzun saklanacağı bir ağaç bırakmadık.
Köprüler yaptık ama doğaya uzanan bir el kurmadık.
Yollar açtık ama toprağın kalbini yararak yürüdük.
Ve şimdi…
Kurumuş toprak, yitik mevsimler, göç eden kuşlar bize soruyor:
“Gölgeye doymadan neden kestiniz?”
“Sessizce yanımızda duran o sabırlı dostları neden yok ettiniz?”
Cevap veremiyoruz.
Çünkü biliyoruz.
Bir ağacı kesmenin adı sadece "kesmek" değildir.
Bir ağacı kesmek, insaniyetin kökünü kesmektir.
Ey insan…
Sen dünyayı kendine ait sandın,
Oysa sen toprağa emanettin.
Ve şimdi o toprak susuyor.
Ama bu sessizlik bir huzur değil,
Vicdanın susmayan yankısıdır.
Bir gün,
Geriye dönüp baktığında diktiğin binaları değil,
Kestiğin ağaçları hatırlayacaksın.
Çünkü bazı hatalar tamir edilmez,
Bazı eksikler yerine konmaz.
Ev yapılır,
Yol yapılır,
Köprü yapılır…
Ama bir ağaç?
Bir ağaç için yapabileceğin tek şey,
Başını önüne eğip,
Yasını tutmaktır.