Çocuklar bir gün gider…
Ya askere, ya okumaya, ya da bir yuvaya…
Bir sebep bulunur, bir vesile olur; ya kısmetleri çağırır ya kaderleri...
Giderler işte… Sessizce, gözlerinde umut, yüreklerinde belirsiz bir heyecanla.
Kapının tokmağını son kez çevirip arkalarına bakmadan giderler...

Çocuklar gidince evin neşesi de biraz toplanır, kalkar yerinden...
Sabah tandırdan yeni çıkan ekmeğin kokusu eksilir sofradan,
Ocakta kaynayan çayın sesi buruklaşır,
Annenin sabah telaşı, babanın sessiz göz süzüşü,
Ayak ucuna bırakılmış çoraplar, kanepenin üstünde unutulmuş ceketler...
Hepsi birer birer eşyalarla birlikte çekilir duvardan, köşeden…

Ev bir sessizliğe bürünür, sanki koca bir dağ gibi susar.
Annenin elinden düşen iğneyle babanın avludaki adımları aynı anda durur gibi...
Kapı önünde çamura batmış lastik ayakkabılar kalmaz,
Tarla dönüşü yıkanıp ipte kuruyan pantolonlar eksilir.
Harman zamanı kaldırılan sofraların kalabalığı unutulur.

Çocuklar gidince;
Geceleri pencere kenarında bekleyen gözler boş kalır.
Köy meydanından gelen düğün sesleri artık o coşkulu tebessümü getirmez yüze.
Kilerden gizlice alınan pestil, bayramda saklanan harçlıklar hatıra olur.
Artık kimse sabah süt sağmaya geç kalmaz,
Kimse kapının önünde top oynamaz.

Çocuklar gidince…
“Anne şu düğmeyi diker misin?”,
“Baba çiviyi ben çakamadım”,
“Benim karnım çok acıktı”… gibi sözler de çekip gider.
“Komşunun kızıyla nişanlandım”lar,
“Ben büyük şehirde kalacağım”lar,
“Hele bir yaz tatilinde geleceğim”ler, birer özleme dönüşür.

Çocuklar bir gün giderler…
Ama yürekleri hep buradadır,
Anadolu'nun o mütevazı, içten, sabırlı insanının dualarında saklıdır adları…
Her gittikleri yere annenin yoğurdu gibi bir maya götürürler,
Babalarının alnındaki ter gibi bir emanet taşırlar.

Yeter ki;
Bu topraklarda ektiğiniz sevgi tohumu sağlam olsun,
Dizlerinizde salladığınız o beşik sağlam bir yön, sağlam bir yürek versin onlara.
Yeter ki;
Köy çeşmesinden içtikleri su, helal lokmayla birleşip karakterlerine işlerken,
Siz de geride sabrın en sessiz türbesinde dua etmeye devam edin…

Evet, çocuklar bir gün giderler…
Ama yüreklerinde taşıdıkları köy yolu,
Ayaklarında iz bırakan tarla toprağı,
Hiçbir zaman silinmez…
Bir gün geri dönmek için değil,
Sizi içlerinde yaşatmak için hep hatırlarlar…